Çözümler

Dijitali Kullanmanın Dünya İçin Önemi 💻


Teknoloji, daha fazla enerji daha fazla karbon demek

1700’lü yılların ortasında başlayan ilk endüstri devriminden bu yana üretilen her ürünün, üretim, dağıtım, kullanım ve elden çıkarma olarak dört aşamaya ayrılabilecek olan yaşam döngüsünden ibarettir. Bu döngü boyunca kaynak kullanımı ve ortaya çıkan atıklar sebebiyle ekosisteme bir yük getirdiğini ve böylece bizi küresel ısınmaya bir adım daha yaklaştırdığını söyleyebiliriz.

Geride kalan yarım asırda dijitalleşen dünyanın eseri olan ve özellikle yeni neslin hayatından çıkaramadığı kompakt, akıllı, internet bağlantılı cihazların çalışma prensibine baktığımızda, özellikle kullanım aşamasında geçmişte üretilen cihazlara nazaran daha fazla enerji tüketimi gerektirdiklerini görüyoruz. Bunun sebebi ise dijital cihazların, sıklıkla “bulut” tabiriyle özdeşleşen veri depolama ve aktarım sistemleri ile veri alışverişi yapması, bu süreçleri işletirken de hem kendilerinin hem de söz konusu sistemlerin enerji harcayarak karbondioksit salımına yol açması.

Dijitalin Tarihi ve Dönüm Noktaları

Dünya çok hızlı bir değişimin içinden geçiyor. Buhar gücüyle çalışan mekanik sistemlerin kullanıldığı sanayi yaklaşık 300 yıl içerisinde yerini siber fiziksel sistemlere bıraktı. Neredeyse son 10 yıldır Dördüncü Sanayi Devrimi’nin başlangıcına tanıklık ederken pek çok yeni kavramla da tanışıyoruz.

Yapay zekâ, robotlar, sensörler, internet teknolojilerindeki çarpıcı gelişmeler ve tüm bunların bulut teknolojileriyle birleşmesi sonucunda oluşan dijital platformlar dünyayı benzeri görülmemiş bir dönüşümün eşiğine taşıyor.

Dördüncü Sanayi Devrimi, üretim ve otomasyonu, bilişim ve iletişim teknolojilerinin bir fonksiyonu haline getiren, iş süreçlerinde yatay entegrasyonu, veri kullanımında bulutu ve dikey veri alışveriş modellerini kullanmayı öngören yeni bir endüstri modelidir.

Arama, paylaşma ve depolamanın maliyeti

İnternete bağlanabilen dijital cihazlar günümüzde vazgeçilmez konumdalar. Dahası, bu cihazların sağladığı konfor bizi günbegün daha fazla kullanıma sevk ediyor. Küresel çapta internet kullanımının ortaya çıkardığı sera gazı salımını tam olarak hesaplamak kullanıcı ve cihaz sayısının çokluğu, değişken bağlantı kalitesi ve bireysel kullanım alışkanlıklarından dolayı imkansız. Zira ucu bucağı belli olmayan bir evren olan internette, We Are Social’ın 2019 yılı istatistiklerine göre 4 milyar 400 milyona yakın kullanıcı var ve bu rakam her gün 1 milyon kadar artıyor. Öte yandan, eldeki bazı verilere göre bir çıkarımda bulunmaya çalışan çalışmalar da mevcut.

Örneğin, Google, arama motorunda yapılan her bir aramanın yaklaşık olarak 0,0003 kWh elektrik harcadığını açıklarken, sürdürülebilir dijital enerji çalışmaları yapan Berlin merkezli bir kuruluş olan Reset’e göre her 200 aramanın gerektirdiği enerji miktarı bir gömleği ütülemek için gerekenle aynı. Reset ayrıca, 2015 yılındaki verilere göre Google’ın 5,7 terawatt enerji tükettiğini ve bunun da San Francisco’nun enerji tüketimiyle neredeyse denk olduğunu söylemekte. Excelacoma 2015 yılında bir dakikada Google’da 2,4 milyon arama yapıldığı verisini paylaşırken, Statista’ya göre bu rakam 2019 yılında 3,8 milyona ulaşmış.

Google, 2007 yılından beri tüm platformlarının kullanımından dolayı salımına sebep olduğu karbonu enerji ihtiyacını düşürerek, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırarak ve kalan miktarı da çeşitli çevresel yöntemler ile temizleyen kuruluşlar ile çalışarak nötrlediği iddiasında. Bu iddianın gerçekliği tartışılabilir, fakat asıl odaklanılması gereken yukarıdaki rakamların üzerinde durmak; zira basit bir metin aramasının bile küresel çapta ekosisteme etkisini bu rakamlarda görmek mümkün.

Dijitalin Etkileri

Öte yandan, daha fazla veri akışı gerektiren müzik ve video uygulamalarının ekosisteme zararı arama motorlarının verdiği zarardan daha fazla. Glasgow ve Oslo Üniversitelerinin yaptığı bir araştırma, Spotify ve Apple Music gibi müzik uygulamalarının 2015 ve 2016 yıllarında 200 ve 350 milyon kilogram sera gazı salımına neden olduğunu ve bunun kaset ve CD üretimi ve geri dönüşümünden daha zararlı olduğunu ortaya koyarken; Deutsche Welle’nin haberine göre internetle ilintili sera gazı salımının yüzde 80’i video servisleri kaynaklı iken, bunun yüzde 60’ını da Netflix, YouTube vb. gibi streaming servislerinin kullanımı oluşturmakta.

Küresel ısınmaya bu ve benzeri bilgiler ışığında bakıldığında, bireylerin suçu devletlere ve şirketlere atamayacağını, zira farkında olmadan da olsa bu felaketin büyümesine gündelik hayatımızda pek çok kez katkıda bulunduğumuzu ve katkımızın günbegün arttığını görüyoruz. Dolayısıyla, eğer bu felaketi üzerimize çekmek istemiyorsak dijital teknolojileri daha az ve temkinli kullanmamız gerekiyor.

Notlarımızı Dijitalde Tutmalıyız!

📝 Dünyayı korumak için geri dönüştürülemez kağıtlar kullanmaktan kaçınarak notlarını dijitalde tutabilirsin. Dünyanın önde gelen firmalarının neden dijital dönüşüm çerçevesinde “kağıtsız ofis” kavramını iş akışlarına entegre etmeye çalıştıklarını biliyor muydun?

Detaylar ve yapacakların için yazıyı okumaya devam et. ⤵️

📝 Öncelikle ofis veya benzeri çalışma alanlarında nasıl bir tüketim yaptığımıza bakalım.

•Ortalama bir ofis çalışanı yılda tam 10 bin adet kağıt tüketiyor. Aynı çalışan ofiste geçirdiği zamanın %30 ila 40’ını e-posta adresinde, işyerindeki dosya dolabı ve/veya çekmecelerde depolanan dokümanları bulmaya çalışarak harcıyor.

•Ofislerde kullanılan kağıtların %45’i aynı gün içinde çöpe atılıyor.

•Dünya çapında endüstriyel amaçlarla kesilen ağaçların %40’ı yalnızca kağıt üretimi için kullanılıyor.

•Kesilen ağaçlar her yıl küresel sera gazı salınımının %12 ila 17’sini oluşturuyor.

•Mevcut hızla ağaç kesmeye devam edersek tüm yağmur ormanları 100 yıldan kısa süre içinde tükenecek.
(Facts About Paper: The Impact of Consumption)

📝 Peki kağıt kullanımını azaltmak için dijitalde hangi uygulamaları kullanabilirsin?

Herkesin defterde notları tutarken farklı tarzı olduğu gibi dijitalde not alma uygulaması da ona hitap eden özelliklerde olmalıdır. Seninle birbirinden farklı özelliklere sahip not uygulamalarını paylaşıyoruz. (Reklam değildir.)

•Evernote
•Google Keep
•Microsoft OneNote
•Anydo
•Notion

Bu kategoride daha fazla yazı için buraya tıklayabilirsin. Pratik çözümleri konuştuğumuz Instagram hesabımıza da buraya tıklayarak gelebilirsiniz.

0 Paylaşımlar